‘BÜTÜN MESELE BİR ARAYA GELMEK’
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kırıkkale Kültür Merkezi’nde sivil toplum kuruluşları, oda temsilcileri, muhtarlar ve kanaat önderleriyle bir araya geldi. Toplantıya, CHP Kırıkkale Milletvekili Ahmet Önal, CHP İl Başkanı Onur Yüksel Bozdağ, İYİ Parti İl Başkanı Bülent Şükrü Altınışık, Saadet Partisi İl Başkanı Faruk Vurgun ile çok sayıda vatandaş katıldı. Kılıçdaroğlu, Türkiye’de herkesin mutlu olacağı, güzel bir ülkede yaşayacağımız yeni bir siyaset anlayışının başlatıldığını belirterek, “Sorunlar var, evet doğru ama bu sorunları nasıl çözeceğiz. Bu sorunları birlikte çözeceğiz, el birliği ile güç birliği ile çözeceğiz. Benim burada tek başıma konuşmam değil. Önemli olan burada sizlerin de konuşması ve sizlerin soru sormanız ve bizim de onlara samimiyetle cevap vermemizdir. Eğer siyaseti bu bağlamda yapabilirsek, bu ülkenin çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur. Bütün mesele bir araya gelip, bir arada oturmaktan geçiyor” ifadelerini kullandı.
Kırıkkale’nin Cumhuriyetin ilk yıllarında önemli merkez olarak görüldüğünü bildiren Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Burası küçük bir köydü. Cumhuriyeti kuranlar, yani o zamanın iktidarı, yani Cumhuriyet Halk Partisi bu küçük köyü, savunma sanayii entegre tesislerinin inşa edilebileceği bir merkez haline dönüştürdü. Niçin, Anadolu’nun ortası. Düşmanların rahat ulaşamayacağı bir yer. O günün koşulları içerisinde ‘savunma sanayiini ben buraya kuracağım’ dedi ve kurdu. Önemli bir merkezdi. Cumhuriyet tarihimizin en büyük entegre silah sanayisiydi burası. Hala o özelliğin iskeleti var. Olabilir mi bundan sonra, olabilir. Büyüyebilir mi, büyüyebilir.”
‘FAİZ, DÖVİZ EKSENİNDEN TÜRKİYE’Yİ SÜRATLE ÇIKARACAKSINIZ’
Kılıçdaroğlu, Türkiye’deki ekonomik soruların siyasi otoritenin tercihlerinden kaynaklandığını belirterek, şu açıklamada bulundu:
“Sorun devleti yöneten otoritenin siyasi tercihinden kaynaklanıyor. Siyasi tercihi ekonomi- döviz- faiz eksenini yönetiyor. Döviz yükseldi mahvolduk, döviz düştü, faiz yükseldi mahvolduk. İkisi düşmüyor. Ya döviz ya da faiz artıyor. Dövizi elde edenler de faizi yönetenler de aynı adamlar. Şimdi sizin huzurunuzda seslenmek isterim. Ben bunu eleştirdim dedim ki; ‘Bu eksende bir devlet yönetilemez.’ Ben 27,5 yılımı devlete verdim. Maliye Bakanlığı’nda hesap uzman muavini olarak başladım. Binlerce kişinin katıldığı sınavı kazanan 11 kişiden biri de benim. Bütçe nasıl yapılır, vergi nasıl toplanır, harcama nasıl yapılır, tasarruf nasıl yapılır, 27,5 yılım bunlarla geçti. Şu anda devleti yönetenlerin, devlet kademelerindeki yeri ve görevi nedir? Devleti gerçekten biliyorlar mı? Nedir devlet? Siyasi partiler, devlet değildir. Siyasi partiler iktidara devlet olmak için gelmezler, devleti yönetmek için gelirler. Bunu söyledim, çözümleri de söyledim. ‘Yaptığınız yanlıştır’ dedim. Nasıl çözülür, söyledim. Para politikasıyla maliye politikasını beraber götüreceksiniz. Dünyanın hiçbir ülkesinde de para politikasıyla bir devlet yönetilmemiştir. Yönetilen devlet de ekonomik olarak batmıştır.”
FOTOĞRAFLI